Kira Sorunları El Kitabı
Madden ve manen toplu-‘ ma hizmet zorunda olduklarını bilen insanlardan müteşekkil bürokratların millet için bir sıkıntısı söz konusu olamaz. Kul hakkınm varlığını kabul etmiş insanlann diğer insanlara hizmetten başka bir gayesi olamaz. Helal ve har un kavramlarmm gerçek anlamıyla kabul edildiği bir toplumda insanlann hizmet yanşında olacağı kescasinomhub sovrnbitcoiner. Kavmin efendisi onlara hizmet edendir hakikatini kendisine düstur edinmiş insanlann dünyasında çahşmamak değil çalışmak esastır. Mevcut yapı içerisinde yapılacak hizmetlerden birisi kamu personeli sayısının azaltılmasıdır. Merkezi idarenin yetkileri daraltılmah, yerel yönetimler imkan ve yetki yönünden güçlendirilmelidir. Kalitesiz çok personel yerine az personel çalıştırimalı ve yaşam seviyeleri yükseltilmelidir.
Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir. İşyeri kapatma kararına itiraz sonrasında açılan dava idari davadır. Bu hukuka aykırılık için; yetki, sebep, konu, şekil ve maksat yönlerinden inceleme yapılır. İşyerinin faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin olarak verilen karara karşı itiraz yolu mevcuttur. Buna göre; durdurma kararına karşı itiraz, durdurmanın gerçekleştirildiği günden itibaren 6 iş günü içinde gerçekleşir. Öncelikle işyerlerinde işin durdurulabilmesi için heyet oluşturulur.
MADDE 126- Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır. Savaş ve mücbir sebeplerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanamaması hâli hariç olmak üzere; olağanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üç ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve karara bağlanır. Aksi halde olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kendiliğinden yürürlükten kalkar. Olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile 15 inci maddedeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği kanunla düzenlenir. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın görevi sona erer. Bu kişilerin görevde bulundukları sürede, görevleriyle ilgili işledikleri iddia edilen suçlar bakımından, görevleri bittikten sonra da beşinci, altıncı ve yedinci fıkra hükümleri uygulanır. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer. Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. Fıkrasında, suça konu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, … Son günlerde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun özellikle barolarda ve Türkiye Barolar Birliği’nde yapılacak seçimleri ilgilendiren hükümlerinin değiştirileceğine, hatta Avukatlık Kanunu’nun tümü ile yenileceğine dair haberlerin çıktığı görülmektedir. Bu haberlerin hemen ardından toplam 199 madde ve dört geçici maddeden oluşan “Avukatlık Kanunu Taslağı” adlı bir çalışma paylaşıldı, ancak bu Taslağa sahip çıkılmadı, Taslağın eski olduğu, gündemde olmadığı ve yapılması düşünülen düzenlemenin yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu üzerinden gerçekleştirildiği de ifade edildi. Bu yazının konusunu; Yargıtay’ın bozma kararına uyduktan sonra ilk derece mahkemesinin veya bölge adliye mahkemesinin ne şekilde hareket edeceği, sanık aleyhine hangi durumlarda karar verip veremeyeceği, sanığın ifadesini hangi durumlarda alıp almayacağı oluşturmaktadır. Anayasa m.69/5 uyarınca; siyasi partilerin kapatılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açtığı dava üzerine, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararlar kesindir. Anayasa m.149/2’ye göre, siyasi parti kapatma davalarında karar Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından verilir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.52/2 hükmü de; siyasi parti kapatma davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun davanın mahiyetine uygun hükümleri uygulanarak, dosya üzerinden Genel Kurul tarafından inceleneceğini ve kesin olarak karara bağlanacağını düzenlemektedir.
- Bu amaçla, valiliklereyazılı bir tebligat gönderilmiş ve denetimraporlarının, aylık periyotlarla Bakanlığımızagönderilmesi istenilmiştir.
- Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Bütçede ayırmışoldukları ödenekler, bunun gerçekten samimîişaretleri. Ben, denk bütçe getiren Hükümetin,sosyal ve ekonomik bozukluklar nedeniyle ortaya çıkanihtilafların çözümüne, daha adliyeye… Cezaevlerimizin durumu iç açıcı değil.Yılların ihmaliyle biriken bu sorunlarınçözümü için Sayın Adalet Bakanımızınve Hükümetin gayretli çalışmalariçinde olduklarını yakînen biliyor,bundan duyduğumuz memnuniyeti tekrar ifade etmek istiyorum. 21 inci Asra girerken, toplumla barışık olmayanbu kuralları kaldırmak için yapılanbu çalışmalar, inşallah, semeresiniverecek; bu Meclis de, bu çalışmalar içinelinden gelen katkıyı sağlayacaktır diyedüşünüyoruz. BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, gruplar adınakonuşmalar devam ederken ara verilmişti; şimdi,çalışmalarımıza kaldığımızyerden devam edeceğiz. Bu nedenle, Yargıtayın teşkilat yapısıtüm adalet hizmetleriyle birlikte yeniden gözden geçirilmeli,yardımcı hizmetlerdeki kadro açığıeğitimli personel ile giderilmelidir. Ayrıca, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulununayrı bir bütçesi olacak; böylece, hâkimlerve savcılar adalet görevlerini yaparken, Adalet Bakanlığının… BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Bakan da konuşacak;sizin müdahale etmeniz gerekmez. Onun için, elimizdeki doğal kaynakların değeriniiyi bilmeli, çevremizi en iyi şekilde korumalıyız. 1994 Malî Yılı Kesinhesap Kanunu Tasarısınagöre, Adalet Bakanlığının 10 trilyon14 milyar liralık harcaması, 1995’te 18 trilyon249 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Bakanlığımızın1996 ödeneği 29 trilyon 463 milyar, 1997 ödeneğiise 60 trilyon 681 milyar 420 milyon lira olarak öngörülmüştür.Bu ödenek, bir yıl öncesine göre yüzde100’lük bir artışı öngörmesinerağmen, yine de yeterli olduğunu söylemek mümkündeğildir.
Anayasa Mahkemesi yetki aşımında bulunmadığı gibi, yasama ve yürütme organlarının yetki alanlarına da müdahale etmemiştir. “Terör örgütleri” başlıklı 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. Maddesinde sayılan amaçları gerçekleştirmek amacıyla terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. Maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı ve örgütün faaliyetini düzenleyenlerin de örgüt yöneticisi olarak cezalandırılacağı belirlenmişken, aynı maddenin 2. Fıkrasında ise terör örgütünün propagandasını yapma suçu müstakil bir suç olarak düzenlenmiştir. Böylece, ifade hürriyeti ile eleştiri hakkının kapsamı genişletilmiştir. Ancak uygulamanın, her zaman bu değişiklik yönünden gerçekleştiğini söylemek isabetli olmayacaktır. Daha önce “Evlilik Birliğinde Özel Hayata Saygı Hakkının Kapsamı ve Kişisel Alan” başlıklı yazımızda, eşler arasında özel hayatın ve muhaberat hürriyetinin gizliliğinin olup olmayacağını, bir eşin diğerinin özel görüşmelerine ve muhaberatına gizlice, tuzak kurarak veya bir plan dairesinde müdahale edip etmeyeceğine dair ayrıntılı bir yazı kaleme almıştık. Bu defa; ilk yazımızda yer verdiğimiz Anayasa Mahkemesi’nin konu ile ilgili ihlal kararı karşısında, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin ilk yazımıza konu kararları sonrasında verdiği iki yeni kararını değerlendirip görüşümüze yer vereceğiz. İktisadi bir suç olan dolandırıcılık suçunun unsurları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157.
(DSPsıralarından alkışlar) Yargıçgüvencesi vatandaşın güvencesidir. Tümyargıçları her türlü kuşkuve baskıdan uzak bulunmayan toplumlarda, vatandaşlarınözgürlüğü, huzuru ve güvenliğisöz konusu olamaz. Çağdaş, çoğulcudemokrasinin de güvencesi olan ve hukuk devletinin temelinioluşturan yargı bağımsızlığınınsağlanabilmesi için, 1982 Anayasasındaki hükümleryerine, Demokratik Sol Partinin önerdiği düzenlemenin,bütün partilerce, bütün milletvekillerincedesteklenmesini gönülden dilemekteyiz. (DSP sıralarındanalkışlar) Demokratik Sol Partinin hazırlayıp,imzaya açtığı önerge kanunlaşırsa,Adalet Bakanı ve müsteşar, Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulunun üyesi olmayacak, bukurulun üyeleri, belirli oranlarda, Yargıtay ve DanıştayGenel Kurullarınca seçilecek, böylece, kurulkararlarına siyasî gölge düşmesiönlenecektir. Hâkim ve savcıları mesleğekabul etme, atama, geçici yetki verme, yükselme vemeslekten çıkarma işlemleri bu kurulca yapılacaktır.Hâkim ve savcıların denetimi, Adalet Bakanınınemrindeki müfettişlerce değil, Hâkimler veSavcılar Yüksek Kurulu bünyesindeki teftişkurulunca yapılacaktır. İşte o zaman,izinsiz Kur’an kursu açan, eğitmenlik belgesi olmadanders veren kişi için iddianame düzenleyen Sinop’unDurağan İlçesi savcısı, AğrıEleşkirt’e tayin edilmeyecektir. (DSP sıralarından“Bravo” sesleri, alkışlar) İşte,o zaman, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, teamüllereaykırı olarak, Mersin’e atanmayacaktır. Bunlara göre kendisinin fiillerinidüzenleyen insanlarımıza, bu kurallara karşıgeldiğinde uyguladığımız müeyyideleride, ceza hukuku olarak, İtalya’dan devşirmişiz.Bu insanları, bu milletin evlatlarını bukadar karmaşık bir hukuk felsefesi içindeyönetmeye çalışırken, öldüğündede kendi değerlerine, geleneklerine, örfüne göredefnediyoruz.
Ülkenin genel şartlarıdikkate alındığında adlî personelinücret durumu kötü sayılamazsa da, kendiiçerisinde değerlendirildiğinde yeterli değildir. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütünbunların elbette bir maliyeti vardır, finansal sorunlarda önemlidir ve Çevre Bakanlığıbütçesinin, bu açıdan yetersizliğibilinmektedir; ama, yalnızca malî sıkıntılar,yapabileceklerimiz için engel değildir. Çağdaş uygarlığınözü ise insan onuruna yaraşan sosyal hukuk devletive çağdaş demokrasidir. Mahkemelerin görevi de hukuku yaşama geçirmektir.Adalet, yalnız devletin temeli değil, haklarınve özgürlüklerin de güvencesidir. Yargıtayın, bir içtihat mahkemesi halindeçalışmasını sağlamak zorunluluktur.Bu nedenle, Yedinci Beş Yıllık KalkınmaPlanının öngördüğü üstmahkemeler ve ihtisas mahkemeleri acilen kurulmalıdır.Üst mahkemelere bağlı çalışacakadlî kolluk oluşturulmalıdır. Adlîkolluk, suç delillerini toplamak, failleri yakalayarakadlî makamlara teslim etmek ve bunlarla ilgili her türlüsoruşturma işleminin yapılmasınısağlamakla görevlendirilmelidir. Üst mahkemelereve kurulacak ihtisas mahkemelerine üye atamasınıda Yargıtay Genel Kurulu yapmalıdır. Bu nedenle, ne yazıkki, aynı konuda, Yargıtayın aynı dairesindenbirbiriyle zıt kararlar çıkabilmekte, buda adliyeye olan güveni ve neticede devlete olan güveniazaltmaktadır. Yargı yavaş işlemekte,bazı dosyalar yıllarca Yargıtayda beklemektedir,bazıları da yedi gün içinde geri dönmektedir. Sayın milletvekilleri, yargıya müdahale, sadecekararları etkileyecek emir ve talimatlarla olmaz; yeterlikaynağı adaletin emrine sunmamak ve bunda yıllarcadirenerek mahkemeleri ve hâkimleri fiilen yargı yetkisinikullanamaz hale sokmak, yargının bağımsızlığınaaçık ve çok etkili bir müdahaledir,dolaylı yoldan Anayasanın ruhunun ihlalidir. (DSPsıralarından alkışlar) Bu kuralıyıllardır ihlal edenler hükümetlerdir,Meclisin iktidarı oluşturan partileridir, adaletbakanlarıdır. Anayasanın “mahkemelerin bağımsızlığı”başlığını taşıyan138 inci maddesi “hiçbir organ, makam, merci veyakişi, yargı yetkisinin kullanılmasındamahkemelere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez;tavsiye ve telkinde bulunamaz” demektedir.
Bu arada; İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Genel Kurulu da ByLock’un mahkumiyet kararında delil olarak kullanıldığı Yüksel Yalçınkaya başvurusunun duruşmasını yaptı ve dosyayı karar için incelemeye aldı. Kasten insan öldürme ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarının her ikisi de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısmında düzenlenmiş olup, hem TCK m.81’de ve hem de TCK m.87/4’de düzenlenen hükümlerin tatbiki için de failin fiilinin bir sonucu olarak mağdurun ölmüş olması gerekmektedir. Bu yazımızda ele alacağımız konular; hekimlerin ceza sorumlulukları, uyguladıkları tedavilerde ve sonlarında yaşanacak sorunların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 26. Maddesi kapsamında hukuka uygunluk nedenlerinden yararlanıp yaralanamayacaklarını, kamu veya özel hastanelerinde çalışan hekimler hakkında soruşturma başlatılırken soruşturma izni alınıp alınmaması gerektiğini ve mesleki hata (tıbbi hata) olarak bilinen malpraktis/tıbbi hata ele alınmıştır. Bu yazımızda; ceza muhakemesi sürecinde, kovuşturma aşamasında duruşmada suçun hukuki niteliğinin değişmesi sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. Fıkrasında düzenlenen ek savunma hakkının etkin kullanılabilmesi bakımından Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, sevk maddesi olarak gösterilen suçtan daha az cezayı gerektirdiği hallerde, sanığa ek savunma hakkının verilmesinin gerekip gerekmediği kaleme alınmıştır. Bu yazımızda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme” başlıklı altıncı bölümünde yer alan, gizli soruşturmacı görevlendirmesini düzenleyen, m.139’da tanımlanan ve görev alanı çizilen gizli soruşturmacının ne olduğunu, görevlendirilen kişi tarafından toplanan delillerin 28 Mart 2024 tarihinde, m.139’un 4. Fıkrasına eklenen ek cümle ile hangi sınırlar çerçevesinde bu görevi yerine getirebileceği ve elde ettiği delillerin hukuka aykırılığı ele alınmıştır.
0 Comments